Yrd. Doç. Dr. Kerim Kara

Kişisel İnternet Sitesi

Fameder divx film izle porno sex porno izle porno izle

Gönül Gözü Açık Olmalıdır

Yazar: Kerim Kara | Yayın zamanı: 05 Ocak 2009 | Yorum yapılmamış

Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde Kalp – Gönül

7. Gönül gözü açık olmalıdır.

Mevlânâ’ya göre maddî gözden ziyâde mânevî göz açık olmalıdır. İnsan dünyâ ve içindekilere göz dikmemeli, ilâhî hakîkatlere gözünü yönlendirmelidir. Nitekim hak ehlinin gönül gözü açıktır.[1] Onların maddî gözü uyusa da bir eksiklik olmaz. Yâni dünyânın bir takım makam mevki zenginlik ve saltanatından mahrum kalsalar hiçbir kaygıları olmaz. Gönül gözünün onlara sunduğu mânevî hazların yanında maddî saltanatın hiçbir değeri yoktur. Tasavvufta “basîreti açık” tâbiriyle bu hal anlatılır. Hakk’ı bulan ve her şeyden müstağni kalan bir kimse, nur bağışlayan bir güneş gibidir; verir almaz. Gönül, kendi mânevî zevkini tamâmen bulunca, artık hiçbir şeye bakmak lüzûmunu hissetmez. Yâni görmeye, söz işitmeye muhtaç değildir.[2]Diğer taraftan, gönül gözü kapalı olup maddî gözü açık olanlar mânevî bakımdan emniyette değillerdir. Çünkü sâdece maddî gözü açık olanlar, yâni gözlerini ve gönüllerini zenginlik, mevki, şöhret gibi nefsin hoşuna giden cihetlere yönlendirenler mânevî tuzakları pek göremezler. Gurur ve kibir gibi duygular gözlerini bir duman gibi bürüyüp önlerini görmelerine engel olur. Bir âyetteşöyle buyrulur; “… Onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar. Gözleri vardır, onlarla görmezler. Kulakları vardır, onlarla işitmezler…” (A’râf, 7/179)

Beyit: Şu dünyâda baş gözü açık, fakat gönül gözü uykuda nice kişiler vardır.

Beyit: Gönlü uyanık olan kişi, baş gözünü kapasa bile ona yüzlerce basîret gözü açılır.

Beyit: Eğer sen gönül ehli değilsen, uyanık ol, dâima uyanık bulun da, Allah’tan gönül iste; bunun için çalış, çabala!

Beyit: Eğer gönlün uyanık ise korkma! Baş gözü ile uyumaya bak, bir hoşça uyu! Artık senin gözünün önünden ne yedi kat kaybolur, ne de altı yön!

Beyit: Hazret-i Peygamber buyurmuştur ki; “Benim gözlerim uyur, ama gönlüm hiç uykuya dalmaz!”

Beyit: Bekçi uyumuş, yâni baş gözü uykuya dalmış, ama pâdişah, yâni gönül uyanık ya, sen ona bak! Gönül gözü açık olduğu halde uyuyanlara canım fedâ olsun.

Beyit: Ey mânâ eri, gönül uyanıklığını anlatsak, binlerce Mesnevî’ye sığmaz.[3]

Mevlânâ baş gözü kör olanla, gönül gözü kör olanların karşılaşabilecekleri zorlukları ele alıyor. Baş gözünün olmaması önemli bir eksikliktir, sâhibini önemli güçlükler beklemektedir. Fakat baş gözü olmayan maddî sıkıntılar çekse de basîreti sâyesinde mükemmel bir insan olabilir. Baş gözü kör olanının yardımcısı yoksa, zararı en fazla şöyle olabilir; maddî kirlere basar ve ayağı kirlenir, fakat onun temizlenmesi kolaydır. Gönül gözü kör olanların hâli daha kötüdür. Çünkü onların düşeceği çukurlar daha kirlidir ve temizlenmesi çok daha zordur. Kur’ân’da şöyle buyrulur; “… Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin sînelerdeki kalpler kör olur.” (Hac, 22/46) Onları ancak gözyaşı yâni nedâmetle birlikte tevbe temizler.

Beyit: Kör adam, yürürken önündeki pislikten sakınamaz. Çekinmenin, kaçınmanın temeli gözün görmesidir. Göz, kör olunca başa neler gelir?

Beyit: Gerçekten de kör olan kişi, yürür geçerken pisliği görmez. Bu yüzden pisliğe sürünebilir, bulaşabilir. Allah’tan dilerim, hiçbir mümin gözü kör olmasın.

Beyit: Baş gözü kör olan kişi, görünen pisliklere bulaşır, kirlenir; fakat gönül gözü kör olan, gizli pisliklere düşer.

Beyit: Görünen pislikler su ile temizlenirler; görünmeyen, gizli olan, içte bulunan pislik ise, su ile temizlenmek şöyle dursun, arttıkça artar.

Beyit: İçteki pislikler belirince; onları göz yaşından başka bir şeyle yıkamak, temizlemek mümkün değildir.

Beyit: Cenâb-ı Hak kâfire “pis” dedi. O pislik onun dışında değildir ki.

Beyit: Kâfirin dışı temizdir, görünen pisliğe bulaşmamıştır. Ama, pislik onun huyunda ve inancındadır.

Beyit: Görünen pisliğin kokusu yirmi adımlık yerden duyulur, içteki pisliğin kokusu Rey şehrinden Şam şehrine kadar gelir.[4]

Hak Teâlâ kâmil insanlara öyle lutuflarda bulunmuştur ki, bu sâyede nurları güneşten de parlak olmuştur. Güneşin ışığı dünyâya ışık, canlılara gıda ise de netîcede nardır (ateştir). Bir bakıma zararlı yönü de bulunmaktadır. Onların nazarları ise nurdur, şifâdır. Onun için tasavvufta gönül gözü açık, basîret sâhibi insanlara yakın olmak tavsiye edilir. Yâni maddî ihtişam ve zenginlik içinde olanlara değer veren duygu gözüne değilgerçek kurtuluşu arayan gönül gözüne değer vermek gerekir.

Beyit: Cenâb-ı Hak, öyle bir kimyâgerdir ki, onun kimyâsı dumana vurmuş da, onun tesiri ile duman bir yıldız, yâni güneş hâline gelmiştir.

Beyit: Onun öyle görülmemiş bir iksiri vardır ki, yarı aydınlık bir karanlığa vurmuştur da, karanlığı güneş yapıvermiştir.

Beyit: Hak öyle şaşılacak bir sanatkardır ki, bir tecellîsi ile Zuhal yıldızına … hassalar vermiştir.

Beyit: Ey Hak aşıkı! Artık öteki can yıldızları ile cevherlerini bununla kıyasla da anlamaya çalış. Yâni velîler, kâmil insanlara neler lütfetmiştir anla.

Beyit: Duygu gözü güneşe bakamaz, güneşin zebûnudur; kamaşır kalır. Sen Rabb’ine mensup bir gönül gözü ara, onu bul.

Beyit: Bul da o bakışın karşısında, kıvılcımlar saçan güneşin ışıkları baş eğsin, zebun olsun.

Beyit: Çünkü o bakış nur bakışıdır. Güneş ise ateştir. Ateş nûrun karşısında karanlıktan ibâret kalır.[5]


[1] İbn Arabî insanın kalbine yerleşmiş olan nefs-i hayvâniyyesinden bir nur çıktığını ve cisminin parmak uçlarına kadar her tarafına sirâyete ettiğini söyler.Bu nur güneş ışıklarının uzaydaki yıldızlarda yansıdığı yansıyıp dimağa varıncaya kadar ilerler. Bahsedilen nur birbiri ardınca geliş ve yayılışı neticesi akla ulaşır ki, işte bu anda kalpte bulunan” basîret gözü” ondan istifâde eder, feyizlenir. Bu basîret gözü hissî bir şey değildir, mânevî bir gözdür. Konuk A. Avni, Tedbîrât-ı İlâhiyye Tercüme ve Şerhi,İbn Arabi, haz. Mustafa Tahralı, İz Yayıncılık,İstanbul 1992,s.401.
[2] Sultan Veled, Maârif, çev. Meliha Ü. Anbarcıoğlu, Tercüman 1001Temel Eser, İstanbul 1984, s.96.
[3] Mesnevî, c.II., s.89.
[4] Mesnevî, c.II., s.189
[5] Mesnevî, c.II., s.427.

Anahtar kelimeler: , ,

Yorum Yapın