Yrd. Doç. Dr. Kerim Kara

Kişisel İnternet Sitesi

Fameder divx film izle porno sex porno izle porno izle

Gönül Bir Mektuba Benzer

Yazar: Kerim Kara | Yayın zamanı: 10 Ocak 2009 | Yorum yapılmamış

Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde Kalp – Gönül

12. Gönül bir mektuba benzer.

Mevlânâ insan bedenini ve gönlünü bir mektuba benzeterek ona dikkatli bakmayı tavsiye ediyor. Çünkü bu beden ve gönül mektubunun Hakk’a lâyık olması lâzımdır. Zîra varacağı yer Hak Teâlâ’dır. Mektubu yazan ise insanın bizzat kendisidir. Yâni insanın hayâtı boyunca sâhip olduğu duygu ve düşünceler, söylediği bütün sözler ve yaptığı bütün işler mektubunun satırlarını oluşturur. Dolaysıyla insana âhirette kendi kitâbı verilecektir. Nitekim Kur’ân’da haber verildiğine göre kitâbını sağ tarafından alanlar kurtuluşa erdiklerini anlayıp sevinirken sol tarafından alanlar hüsranda olduklarını anlayıp üzülecekler (el-Hâkka, 69/19-29). Mevlânâ bu benzetmeyle ölüm ötesi hayâta bu dünyâda hazırlanmanın önemini de hatırlatmış oluyor.

Bir kimsenin yazmış olduğu gönül mektubunun Hakk’a lâyık olduğunun işâreti, o kişinin huylarının Hz. Peygamber (a.s.) ve velîlerin huylarına uygunluk göstermesidir. Gönülden geçen ile dilden dökülenler birbiriyle uyum içinde olmalıdır. Eğer beden ve gönül mektubu bu şekilde Hakk’a lâyık bir mektup ise varacağı yere gönderilebilir. Fakat sayılan özelliklerde bir mektup değilse sâhibinin oturup düşünmesi îcap ediyor. Öncelikle nerelerde neleri yanlış yaptığını belirlemeli ve onları tekrar etmemelidir. Bunun vesîlesi ise halvet ve uzlettir. İnsan ancak bu sâyede hayat mektubunu gözden geçirebilir. Yâni maddi ve mânevî her bakımdan kendini sıkı bir muâyeneye tâbi tutabilir. Kişi gönlüne baktığında kendisini peygamber ve velîlerin huyundan uzak görürse o gönül mektubunu parçalayıp, yırtmalı ve başka bir mektup yazmanın çârelerini araştırmalıdır. Mevlânâ’ya göre bu iş sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü beden mektubunu açmak ve okumak bile herkesin işi değildir. Öyle herkes beden mektubunu açıp okuyabilseydi gönüldeki sırları herkes keşfedebilirdi. O zaman mürşitlere ihtiyaç olmazdı. Böyle olmadığına göre gönül mektuplarını ancak ârifler açıp okuyabilir. Halk kitabın fihristiyle yetinip içini açıp okumayan kişilere benzer. Aslında beden mektubunun fihristi gâfiller için bir tuzaktır. İnsanlar zâhiri hallerine bakıp kendilerini hatasız ve kusursuz görebilirler vesSâhip oldukları kötü huyların farkında olmazlar. Bedenden gönüle geçmek için hırs, hevâ ve hevesten kurtulmak şarttır. Mevlânâ yine insan-ı kâmilin önemine vurgu yapıyor. Ona göre sıradan insanlar onun yardımıyla gönül mektubunu okumayı denemeli, kendi kendilerine yapmamalıdır.

Beyit: Ey Hak yolcusu! Senin bedenin, bir mektup gibidir; ona dikkatli bak! Pâdişâha (yâni Hakk’a) lâyık olup olmadığını anla da, ondan sonra yerine gönder!

Beyit: Bir köşeye çekil, kendi içine kapan; mektubu, yâni kendi içini aç da oku bakalım! İçindeki sözler pâdişâha lâyık mıdır? (yâni peygamberlere ve velîlere)

Beyit: Eğer o mektuptaki yâzı (yâni senin bedenindeki huylar) velîlere lâyık değilse, o mektubu parçala, yırt at da, başka bir mektup yazma çâresini ara!

Beyit: Fakat, beden mektubunun açılmasını ve okunmasını kolay sanma! Öyle olsaydı herkes, gönül sırlarını, kolayca apaçık görürdü!

Beyit: Kapalı bir mektup gibi olan bedeni açmak, içindeki yazıları, yâni insanın huyunu, iç durumunu anlamak ne kadar güçtür! Bu; olgun kişilerin, âriflerin işidir; aşık oynayan çocukların işi değildir!

Beyit: Hepimiz de, fihrist (içindekiler) bölümünü yeter bulmuşuz; hırsımıza, hevâ ve hevesimize kapılıp gitmişiz.

Beyit: O içindekiler, yâni fihrist, halka bir tuzaktır, asıl mektup da öyle sansınlar diye yazılmıştır!

Beyit: Mektubu aç! Bu söze karşı yüzünü döndürme! Doğrusunu Allah daha iyi bilir.

Beyit: O giriş yeri (içindekiler), dil ile söylemeye benzer; sen, asıl gönül mektubunun yazılarını okumayı dene!

Beyit: Bak bakalım, içinin yazısı, gönül mektubun söylediğin söze uygun mu? İşin, iki yüzlü münâfığın işine dönmesin.[1]


[1] Mesnevî, c.II., s.499.

Anahtar kelimeler: , ,

Yorum Yapın